SANKO ÜNİVERSİTESİ DR. ÖĞR. ÜYESİ FATMA ELİF YILDIRIM: “KIŞIN ANİ HAVA DEĞİŞİMİ KILCAL DAMAR ÇATLAMASINA YOL AÇIYOR”

(YEREL: Ekpsres - Pusula - Doğuş - Oluşum - Sabah - GAP - Referans - Güneş - Gaziantep27 - Telgraf - Olay - Adana Egemen - Bugün Kahramanmaraş - Gerçek - Güncel - Çağdaş - Adıyaman Güne Bakış - Bizim Nizip - Gazikent - Sağlık Dünyası - Yeşil Nizip)

SANKO ÜNİVERSİTESİ DR. ÖĞR. ÜYESİ FATMA ELİF YILDIRIM:


“KIŞIN ANİ HAVA DEĞİŞİMİ KILCAL DAMAR ÇATLAMASINA YOL AÇIYOR”

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Fatma Elif Yıldırım, kış mevsiminde, sıcaktan soğuğa veya soğuktan sıcak ortama geçişler nedeniyle damarsal yapının ortam sıcaklığına uyum sağlayamamasına bağlı ani hava değişimlerinin kılcal damar çatlamalarına yol açtığını söyledi.

SANKO Üniversitesi Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı da olan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım,soğuk, kuru hava ve çevre kirliliğinin kış aylarında cilt sağlığının önemini artırdığına dikkat çekerek,alınacak bir dizi önlemlerle kış mevsiminin cilt üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmanın mümkün olduğunu kaydetti.

CİLDİN NEM DENGESİ BOZULUYOR

Mevsim değişimlerinden en fazla cildin etkilendiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Soğuk hava ve çevresel faktörler nedeniyle cilt yıpranıyor. Kış mevsiminde çeşitli faktörler cildin nem dengesini bozuyor, bu da cilt sağlığını tehdit ediyor. Dışarıdaki soğuk hava, içeride kalorifer, soba, klima gibi ortamın nemini azaltan çevresel faktörlerin etkisiyle, banyoda sıcak suyun tercih edilmesiyle cildimizin nem dengesi bozuluyor ve cilt kuruluğu gözlenebiliyor” dedi.

CİLT KURULUĞUNUN ARTMASINA BAĞLI EGZAMALAR GÖZLENEBİLİR

Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, cilt kuruluğunun özellikle yaşlılarda daha sık gözlendiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Ciltteki bu kuruma hastada kaşıntı oluşmasına neden oluyor. Bu kaşıntı hastayı hastaneye getirecek kadar rahatsız ediyor.Düzenli nemlendirilmediği sürece de bu kaşıntı geçmiyor. Ciltte bu durumu kepeklenme hatta bu kepeklerin kaşınmasına bağlı yaralar şeklinde de görebiliyoruz. Hasta cildini nemlendirdiğinde, cilt kuruluğundan kurtulduğunda bu şikâyetleri de düzeliyor. Bunun yanı sıra cilt kuruluğunun artmasına bağlı egzamalar gözlenebiliyor. Ayrıca sedef hastalığında güneş ışınlarının azalmasına bağlı olarak alevlenmeler de görülüyor.”


ANİ HAVA DEĞİŞİMİNE KARŞI MUTLAKA ÖNLEM ALINMALI

Soğuk havanın derinin üst tabakasında kalınlaşmaya ve çatlamalara neden olduğunun altını çizen diyen Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım,sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vücudun açıkta kalan kısımlarını eldiven, bere gibi giysilerle soğuktan korumak gerekiyor. Kış mevsiminde karşılaşılan sorunlardan biri de kılcal damar çatlamasıdır. Bu sorun, sıcaktan soğuk veya soğuktan sıcak ortamlara geçişlerde damarsal yapının ortam sıcaklığına uyum sağlayamamasından kaynaklanıp,ciltte kızarıklık ve yanma olarak karşımıza çıkıyor. Vücudun daha çok açıkta kalan bölgelerinde özellikle de yüzde görülüyor.

Bu durumdan korunmanın en iyi yolu ortam ısısını iyi ayarlamak ve cilt tipimize uygun olarak kullandığımız nemlendiricimizi daha yoğun kullanmaktır. Özellikle klima ve ısıtıcı gibi ofis tipi ısınmalarda cilt çok daha fazla kuruyacağından nemlendiricimizi daha sık sürmeliyiz.Halk arasında ‘damar çatlaması’ olarak bilinen ‘telenjiektaziler’ için özel lazer tedavileri uygulanıyor. Son yıllarda geliştirilen lazer tedavileri ile güvenli ve yüz güldüren sonuçlar elde ediliyor.”

CİLT SAĞLIĞI İÇİN HER MEVSİM SU TÜKETİN

Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, su tüketiminin cilt sağlığı açısından büyük önem taşıdığına işaret ederek, “Su içmek cilt sağlığı için önemlidir. Hangi mevsim olursa olsun su içmek çok önemlidir. Su, cildin nemini korumak için gereklidir. Mevsim değişimiyle ortaya çıkan cilt kuruluğunu önlemek için bol su içmek cilt sağlığı açısından iyi bir başlangıç olacaktır” ifadelerine yer verdi.

BANYO SÜRESİ 10 DAKİKAYI AŞMAMALI

Cilt temizliğinin doğru ürünlerle ve bilinçli bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, şu uyarılarda bulundu:

“Cildi kuruttuğu için aşırı sıcak banyo ve sauna gibi ortamlardan uzak durmak gerekiyor. Banyoda, günlük el ve yüz temizliğinde deriyi kurutmayan temizleyicileri, eğer kuru bir cilt tipine sahipseniz nemlendiricili temizleyicileri tercih etmelisiniz. Çok sıcak su kullanmamaya ve banyo süresinin 10 dakikayı aşmamasına dikkat edilmelidir. Cilt kış mevsiminde daha güçlü nemlendiricilere ihtiyaç duyar. Kışın cilt daha kuru olabileceğinden yazın kullanılan nemlendiriciden daha yoğun bir ürün tercih edilebilir.

Cilt gerginleşmeye başladıysa ciddi bir kuruma söz konusudur. Ayrıca cildiniz parlaklığını kaybettiyse seramitli nemlendiriciler cildin parlaklığını geri kazandırmaya yardımcı olmaktadır. Banyodan sonra yüzünüz ve vücudunuz için cilt tipinize uygun nemlendirici krem ve losyonlarıkullanmayı ihmal etmeyin. Gün içerisinde defalarca yıkamak zorunda kaldığınız ellerinizi, her yıkamadan sonra nemlendirin. Ayrıca kullandığımız ürünlerin vitamin A, C, E gibi antioksidanları içermesine dikkat etmeliyiz.”

CİLDİN KIŞIN DA GÜNEŞTEN KORUNMASI GEREKİYOR

Kışın cildin üst tabakası daha da kalınlaşacağından bunu önlemek için haftada 1-2 günpeeling(ölü hücrelerin cilt yüzeyinden uzaklaştırılması ile yapılan bir nevi cilt temizleme işlemi) yapılmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:

“Retinoik asit türevleri, kimyasal peeling ürünleri ve mikrodermabrazyon ile soyma işlemi hassas olmayan, kalınlaşmış ciltlerde tercih edilebilir.Cilt yalnızca yaz aylarında değil kış aylarında da güneşten zarar görebilir. Cilt yaşlanmasının, lekelerin ve kırışıklıkların en önemli nedeni güneş olduğundan cildi sadece yazın değil kışın da güneşten korumak gerekiyor. Bu nedenle de kızarıklık ve hassasiyet sorunu olan ciltler için geliştirilmiş ürünler kullanılmalı. Aynı zamanda güneş koruyucu seçiminde cilt hekiminin önerileri dikkate alınmalıdır.”

Güncelleme Tarihi: 2/21/2020

DİĞER HABERLER
  • PROF. DR. LEVENT ELBEYLİ SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ YÖNETİMİNDEN HEMŞİRELERE MORAL

  • DR. MUSTAFA TANRIVERDİ SANKO’DA HASTA KABULÜNE BAŞLADI

  • MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİSİNDE BÖLGEDE BİR İLK

  • BÖBREK TAŞI RAHATSIZLIKLARI

  • KARNE HEYECANI

  • POLİS TEŞKİLATI 175 YAŞINDA

  • SANKO’DA 14 MART TIP BAYRAMI KUTLAMALARI

  • YENİ KORONAVİRÜS SALGININDA BİLGİ KİRLİLİĞİ

  • KORONAVİRÜS BELİRTİLERİ CİDDİYE ALINMALI, ZAMAN KAYBETMEDEN SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURMALI

  • MST TARAFINDAN ÜRETİLEN BİYOLOJİK ÖRNEK ALMA VE ENTÜBASYON KABİNLERİSANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE KULLANILMAYA BAŞLANDI

  • 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

  • İMMÜN PLAZMA TEDAVİSİ

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GENEL MÜDÜRÜ DR. KİLECİ'DEN ANNELER GÜNÜ MESAJI

  • ULUSAL KANSER HAFTASI

  • ANESTEZİYOLOJİ VE REANİMASYON UZMANI DR. ELİF ÖNGEL, SANKO’DA

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE BİYONİK KULAK AMELİYATI

  • NABIZ’IN “KORONAVİRÜS” KONULU ÖZEL SAYISI ÇIKTI

  • KBB UZMANI OPR. DR. KORAY TÜMÜKLÜ DE SANKO’DA

  • İYİ HUYLU PROSTAT BÜYÜMESİ YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR

  • DÜNYA KANSER GÜNÜ

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ, PENTEX 2020’DE STANT AÇTI

  • PROF. DR. YESARİ KARTER SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE EĞİTİM PROGRAMI

  • 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ DR. ÖĞR. ÜYESİ FATMA ELİF YILDIRIM: “KIŞIN ANİ HAVA DEĞİŞİMİ KILCAL DAMAR ÇATLAMASINA YOL AÇIYOR”

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ, GAPTARIM VE GAPFOOD FUARLARINDA STANT AÇTI

  • BÖLGENİN İLK ÖZEL OBEZİTE MERKEZİ AÇILDI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE KADINLAR GÜNÜ KUTLANDI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GENEL MÜDÜRÜ DR. KİLECİ: “HEKİMLİK MESLEĞİ, YAŞAM BOYU ÖĞRENMEYİ VE ÖĞRENDİKLERİNİ HASSASİYETLE UYGULAYABİLMEYİ GEREKTİRİR”

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE “ANTEP HARBİNDE SAĞLIK HİZMETLERİ” KONULU FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILDI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ GÜNDOĞDU: “BRONŞİTTE TEŞHİS VE TEDAVİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

  • BÜYÜK ÖNDER SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE ANILDI

  • 12-18 MAYIS HEMŞİRELİK HAFTASI

  • 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

  • DOÇ. DR. YILDIRIM, SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE

  • ORGAN BAĞIŞI HAFTASI

  • OPR. DR. NESRİN GÜMÜŞ ÖZTÜRKMEN SANKO HASTANESİ’NDE

  • SANKO HASTANESİ’NDEN DÜNYA MENOPOZ GÜNÜ AÇIKLAMASI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ BİR İLKE DAHA İMZA ATTI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ DR. ÖĞR. ÜYESİ ALMACIOĞLU: “BEBEKLERİN DOĞUMDAN İTİBAREN İLK ALTI AY TEK BAŞINA ANNE SÜTÜ İLE BESLENMESİ GEREKİR”

  • DÜNYA DİYABET GÜNÜ

  • ULUSLARARASI AKCİĞER KANSERİ FARKINDALIK GÜNÜ

  • DÜNYA KOAH GÜNÜ

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE, COVID- 19 TEDAVİSİ BAŞARISI

  • 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ

  • PSİKİYATRİ UZMANI DR. ÖĞR. ÜYESİ YILBAŞ, SANKO HASTANESİ’NDE

  • 10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA GÜNÜ

  • DÜNYA HEPATİT GÜNÜ

  • 17 MAYIS DÜNYA HİPERTANSİYON GÜNÜ

  • RAMAZAN BAYRAMI MESAJI

  • KORONAVİRÜSÜN GÖZ SAĞLIĞINA ETKİSİ

  • PROF. DR. HAKKI KAZAZ SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE

  • SINAV KAYGISIYLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ?

  • KBB UZMANI DOÇ. DR. MUSTAFA ÇELİK SANKO’DA

  • KURBAN BAYRAMI MESAJI

  • ROZA HASTALIĞI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDEN PLAZMA TEDAVİSİNE KATKI

  • 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE SAĞLIKLI SAÇ EKİMİ

  • COVID-19 DÖNEMİ VE YENİ EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI

  • NEFROLOJİ UZMANI DOÇ. DR. MEHTAP AKDOĞAN SANKO HASTANESİ'NDE

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. KÜÇÜKDURMAZ: “İDRARDA KAN GÖRÜLMESİ BİRÇOK HASTALIĞIN BELİRTİSİ OLABİLİR”

  • SANKO ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE KORNEA NAKLİ